Tiriniti
24-06-2008, 17:27
Ben hikaye yazmayacağım, öyle arkası yarınlarda bırakılan…
Bugün geçmişimden bir sayfayı yazmak istedim nedense..
Her zaman kapattığın defterleri açma diyen ben, bugün çıkardım defterimi tozlu rafların arasından…
O defterler ki büyük bir itinayla yerleşmişti raflara ve uzun zaman olmuştu yanlarına uğranmayalı…
Biz çok samimi üç arkadaşdık..Zaten adımızı da üç silahşörler koymaları boşuna değildi.Hiç ayrılmayacak gibi görünen, başında deli dolu rüzgarlar esen, üç ayrı karakter, üç ayrı dünya…
Nasıl bu kadar sevdik birbirimizi, nasıl bu kadar güvendik hiç bilemiyorum.
Belki de birbirimizi tamamlamamızdı bizi yakınlaştıran…
İki arkadaşımın arasında kalmak en sevmediğim ama sık sık yaşamak zorunda kaldığım bir rolüm olmuştu adeta…
Zaman geçip, görünüşümüzde farklılıklar olmaya başladıktan sonra garip havalar esmeye, garip hallere girmeye başladık…Artık üç silahşörler bitmiş, Charli”nin Melekleri gösterime girmişti…. Derler ya güzellik başa bela… Ata sözlerini hiç atmamak lazım yabana…Zaten farklı olan karakterlerimizi, artık dış görünüşümüzde destekliyor ve bizi birbirimize yabancılaştırmayı başarıyordu.Kavgalarımızın nedenlerini duysanız eğer, şuan benim yaptığım gibi gülersiniz….
Ama bildiğim bir gerçek var ki o yaşadığımız çekişmelere rağmen, o dostlukların tadı çok farklıymış.. Biz insanoğlunun bir özelliğidir. Elindekilerin değerini kaybettiğinde anlamak…Şimdi o günleri ne kadar özlüyorum.. Birbirinden farklı üç karakter, birbirinden ayrı üç dünya artık kendi yollarında ve hayat denen zalim rüzgar sayesinde, kim bilir nerelere savruldular..
Tiriniti…
Bugün geçmişimden bir sayfayı yazmak istedim nedense..
Her zaman kapattığın defterleri açma diyen ben, bugün çıkardım defterimi tozlu rafların arasından…
O defterler ki büyük bir itinayla yerleşmişti raflara ve uzun zaman olmuştu yanlarına uğranmayalı…
Biz çok samimi üç arkadaşdık..Zaten adımızı da üç silahşörler koymaları boşuna değildi.Hiç ayrılmayacak gibi görünen, başında deli dolu rüzgarlar esen, üç ayrı karakter, üç ayrı dünya…
Nasıl bu kadar sevdik birbirimizi, nasıl bu kadar güvendik hiç bilemiyorum.
Belki de birbirimizi tamamlamamızdı bizi yakınlaştıran…
İki arkadaşımın arasında kalmak en sevmediğim ama sık sık yaşamak zorunda kaldığım bir rolüm olmuştu adeta…
Zaman geçip, görünüşümüzde farklılıklar olmaya başladıktan sonra garip havalar esmeye, garip hallere girmeye başladık…Artık üç silahşörler bitmiş, Charli”nin Melekleri gösterime girmişti…. Derler ya güzellik başa bela… Ata sözlerini hiç atmamak lazım yabana…Zaten farklı olan karakterlerimizi, artık dış görünüşümüzde destekliyor ve bizi birbirimize yabancılaştırmayı başarıyordu.Kavgalarımızın nedenlerini duysanız eğer, şuan benim yaptığım gibi gülersiniz….
Ama bildiğim bir gerçek var ki o yaşadığımız çekişmelere rağmen, o dostlukların tadı çok farklıymış.. Biz insanoğlunun bir özelliğidir. Elindekilerin değerini kaybettiğinde anlamak…Şimdi o günleri ne kadar özlüyorum.. Birbirinden farklı üç karakter, birbirinden ayrı üç dünya artık kendi yollarında ve hayat denen zalim rüzgar sayesinde, kim bilir nerelere savruldular..
Tiriniti…