PDA

Tüm Versiyonu Göster : Karanlığın Ortası(Part=9) Final


*titanic*
19-08-2007, 22:22
Öncelikle şu ana kadar hikayemi okuyan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.Bu hikayeyi sonlandırmamın sebebine gelirsek kısaca özetleyebilirim.Gördüğüm kadarıyla o kadar yazmama rağmen sadece bir kaç kişi tarafından beğenildi ve sadece resimlerden ibaret olan ve yine sadece hikaye kurgusu 0 puan alabilecek derecede olan atmazşsyon resimli hikayeler benim o kadar yazdığım şeylerden daha çok tutuldu ve benim yazdığım yazıya o resimli yazılara olan ilginin yarısı bile gelmedi.Bu da demek oluyor ki yazdığım hikaye forum tarafından fazla beğenilmiş.Ben de beğenilmemiş olan bir hikayeyi daha fazla ilerletmek istemiyorum.Bu yüzden de yazmış oldu olduğum Karanlığın Ortası adlı hikayemi buradan bu son Part=9 ile sonlandırıyorum.Hikayemi okuma nezaketini göstermiş olan herkese tekrardan teşekkürlerimi dile getiriyorum.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Hiç durmadan ışık süzmesine doğru koşuyorduk.Hatta hızımızı daha da çok artırıyorduk.Artık
içimizde bir huzur vardı.Buradan kurtuluyorduk.Ama yine de tedirginlik yok değildi.Çünkü Tim'i hatırlıyorduk.Uyandırılmaya çalışılırken ölmüştü.Bizler de son anda ölebilirdik.Aniden bir şey oldu.Işığa öyle yaklaşmıştık ki on adım bile kalmamıştı.Ama birden yol upuzun oldu.Ama umudumuzu kaybetmedik.Hâlâ hızlı bir biçimde koşuyorduk.Mutlaka buradan kurtulacaktık.Ama ışığa her yaklaştığımızda ışıkla bizim aramızdaki yol tekrardan artıyordu.Helena umudunu artık kaybetmeye başlamıştı.Jack ise bizi tesselli etmeye çalışıyordu.Işık uzaklaştıkça daha da güzel parlamaya başlıyordu.Artık ışığa bakamıyorduk bile.Işık güneş gibi göz alıyordu.Işığa tekrardan yaklaşmıştık.Aramızda çok mesafe kalmıştı.Birden Helena ışığın içine atladı ve yok oldu.Acaba kurtulmuşmuydu yoksa ölmüşmüydü?Aslında bu ışığın çıkş olup olmadığını bile bilmiyorduk.Sadece ışık parladığı için böyle bir mantık yürütmüştük.Bir tek Ben Jack kalmıştık.Merakla bekliyorduk.Helena hâlâ geri gelmemişti.Işık ta hâlâ uzağa gitmemişti.Cesaretimizi toplayıp ışığın içine girmeye karar verdik.İlk ben deneyecektim.Biraz öne gittim.Ama korkudan geri çekildim.Tam ışığa girecek iken birden titreme almıştı e düşük voltajlı elektrik çarpması gibi çarpılmıştım.Tabi korkudan ne yapacağımı bilemedim ve Jack'in boynuna atladım.Kendime geldiğimde çok utanmıştım.Janck'in suratına bakamıyordum.Baktığım zamanlarda da Jack bana hafif şekilde gülümsüyordu.Işığa hâlâ girememiştik.Jack en sonunda ellerimde tuttu ve kulağıma,
"Ben de seni seviyorum."Dedi.
O lafı duyunca ne yapacağımı bilemedim.Sevinçten yani.Demek ki Jack kendisini sevdiğimi çoktan anlamıştı.Artık cesaretim tamamen kendime gelmişti.El ele tutuştuk ve kendimizi ışığın içine doğru attık.Uzun bir süre yer çekimsiz bir alandaymışız gibi havada top gibi döndük.En sonunda ormanın girişindeydik.Sevinçten dilim tutulmuştu.Konuşamıyordum.Jack te öyleydi.İlk bizim eve gitmiştik.Annem her zaman ki gibi evdeydi.Babam da işteydi tabi.Ama annemin tavırları çok normaldi.Eve geldiğimizdeki tarih 10 Temmuz 2007 idi.Fakat bu nasıl olurdu.Ormana gittiğimiz tarihte aynıydı.Çünkü annem her zaman takvimden bir sayfa hergün koparırdı.Annemin dediği laf uzun süre kulağımdan çıkmadı.
"Daha dört saat önce gitmediniz mi?Neden hemen geri döndünüz.?Yoksa kamp için yer mi bulamadınız?"

Kendimi toparlamaya çalıştım ve anneme zar zor evet bulamadık anlamında cevap verdim.Jack te şaşkındı.Nasıl olurdu.Ormanda geçirdiğimiz koskoca bir hafta nasıl dört saat içinde yaşanmış olabilirdi.Birden ne olduğunu anlayamadan geri çekildiğimiz hissettim.Kendimi yatağımda bulmuştum.Saat çalıyordu.Annem aşağıdan bağırıyordu.
"Hadi çabuk ol.Okula geç kalacaksın."

Uykudan uyanmıştım.Telefon çaldı.
"Alo?"
"Günaydın.Haydi sizin oraya geliyorum.Hazırlan hadi.Okula geç kalmayalım.Mağlum bugün büyük gün.Sınava çalıştın mı?"

Arayan Rose'du.Rüyanın etkisinde kalmıştım.Herşey o kadar gerçekçiydi ki.Arayanın Rose olduğuna şaşa kalmıştım.Güç bela

"Evet çalıştım.Sen gel ben hemen hazırlanıyorum."dedim.

Aslında gerçekten de sınava çalıştığımı şimdi hatırlamıştım.Bu rüya benim gördüğüm en ilginç rüyaydı ve asla unutmayacaktım.Unutmaya çalışsam da unutamayacatım.Jack şuan aklımda bile değildi.Çünkü Jack'i zaten gerçek anlamda sevemezdim.Onunla çoçukluk arkadaşıydık.

Karanlığın Ortası(Part=1) (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=39633&highlight=Karanl%FD%F0%FDn+Ortas%FD%28Part3%29)
Karanlığın Ortası(Part=2) (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=39670&highlight=Karanl%FD%F0%FDn+Ortas%FD%28Part3%29)
Karanlığın Ortası(Part=3) (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=39682&highlight=Karanl%FD%F0%FDn+Ortas%FD%28Part3%29)
Karanlığın Ortası(Part=4) (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=39715&highlight=Karanl%FD%F0%FDn+Ortas%FD%28Part3%29)
Karanlığın Ortası(Part=5) (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=39908&highlight=Karanl%FD%F0%FDn+Ortas%FD%28Part3%29)
Karanlığın Ortası(Part=6) (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=39945&highlight=Karanl%FD%F0%FDn+Ortas%FD%28Part3%29)
Karanlığın Ortası(Part=7) (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=40065&highlight=Karanl%FD%F0%FDn+Ortas%FD%28Part7%29)
Karanlığın Ortası(Part=8) (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=40298&highlight=Karanl%FD%F0%FDn+Ortas%FD%28Part3%29)

Muratfigo
19-08-2007, 22:38
bence güzel olmuş emeğe saygı

ANATOLİA
19-08-2007, 22:43
Öncelikle şu ana kadar hikayemi okuyan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.Bu hikayeyi sonlandırmamın sebebine gelirsek kısaca özetleyebilirim.Gördüğüm kadarıyla o kadar yazmama rağmen sadece bir kaç kişi tarafından beğenildi ve sadece resimlerden ibaret olan ve yine sadece hikaye kurgusu 0 puan alabilecek derecede olan atmazşsyon resimli hikayeler benim o kadar yazdığım şeylerden daha çok tutuldu ve benim yazdığım yazıya o resimli yazılara olan ilginin yarısı bile gelmedi.Bu da demek oluyor ki yazdığım hikaye forum tarafından fazla beğenilmiş.Ben de beğenilmemiş olan bir hikayeyi daha fazla ilerletmek istemiyorum.Bu yüzden de yazmış oldu olduğum Karanlığın Ortası adlı hikayemi buradan bu son Part=9 ile sonlandırıyorum.Hikayemi okuma nezaketini göstermiş olan herkese tekrardan teşekkürlerimi dile getiriyorum.

[/URL]

Peki baktınmı izlenme oranlarına? İlla mesajmı yazmaları gerekir. Okunuyor bu açık seçik ortada. Beğenilmeseydi inan ilk tepki benden gelirdi, sonra sırayla acımasızca eleştirilirdin...

Yazı yazmak güzeldir. Paylaşmak bu yazıları daha güzeldir. Ama unutmaman gereken bir şey varki, yazar kendisi için yazı yazar.... Beğenildiğine emin ol. Bir tek kötü eleştiri aldınmı?

Yazmayı sürdür, illa forumda yazmak zorunda değilsin. Bir defter bir kalem yeter sana. Hele pc de bu işi daha rahat yapabilirsin, yazılarını kolayca saklayabilirsin.

Emeğini bizlerle paylaştığın için teşekkürler :).

kenny
20-08-2007, 15:17
gerçektende Çok güzel olmuş ama bence bitmemesi gereken bir hikayeydi :(.

DreadLordFeanor
20-08-2007, 16:37
Hikayenin Tüm Bölümlerine az önce göz gezdirdim.

İzlenimlerimi Sıralayayım;

Hikaye Genel Olarak bir grup Kolejli Gencin Biyerlere gidipte sapır sapır öldükleri Amerikan korku filmlerinin seneryolarını andırıyor, sonunu rüyaya bağlaman da klasik olmuş.

Ama zaman zaman Stephen King Romanlarını da andırmıyor değil. :)

Karakterlerin isimlerini, ingiliz isimlerinden seçmiş olman da ANATOLİA'nin ilk Bölümü (Part'ı) okuduğunda hikayenin alıntı olduğunu zannetmesine yol açmış sanırım.

Bir iki tanede yazım hatası fark ettim. Bir örnek vermek gerekirse son Bölümde;
"ışık süzmesi" değil "ışık hüzmesi" olmalıydı.

Sonuç olarak çalışmanı ve emeğini takdir ettim ama Avrupalı karakterler yerine Türk karakterlere hikayeler yazmanı tavsiye ederim.

Sitemini de anlıyorum ama biz millet olarak uzun uzun okumayı pek sevmiyoruz resimlere bakmak bize daha kolay ve eğlenceli geliyor sanırım. (Kimse itiraz etmesin çünkü öyle.)

Yinede bu hevesini kırmasın J.R.R.Tolkien bile yaşadığı dönemde beğenilmemişti ama şimdi torunları onun eserleriyle Dolar milyoneri oldular. Sanırım bu maalesef pek çok sanatçının kaderi.

Umarım yazmaya devam edersin, çalışmalarının devamını dilerim.

ANATOLİA
20-08-2007, 16:51
Hikaye Genel Olarak bir grup Kolejli Gencin Biyerlere gidipte sapır sapır öldükleri Amerikan korku filmlerinin seneryolarını andırıyor, sonunu rüyaya bağlaman da klasik olmuş. .

Bu çok normal tw cd dvd lerde bu tür filmler gırla : ). Etkilenmiş : ).


Ama zaman zaman Stephen King Romanlarını da andırmıyor değil. :). Ah işte beni çeken tarafı buydu ama =))))).. Hikaye içinde Stephen King aroması olduğu için ilginç geldi :).


Karakterlerin isimlerini, ingiliz isimlerinden seçmiş olman da ANATOLİA'nin ilk Bölümü (Part'ı) okuduğunda hikayenin alıntı olduğunu zannetmesine yol açmış sanırım.. Maalesef yanlış tahmin kardeşim :). Hikayenin alıntı olduğunu zannetmedim, kendisininmi yoksa bir arkadaşınınmı yazdığını öğrenmek istemiştim : ). Direkt sorsam iyi olurdu ama tarzım değil ....


Bir iki tanede yazım hatası fark ettim. Bir örnek vermek gerekirse son Bölümde;
"ışık süzmesi" değil "ışık hüzmesi" olmalıydı. . Sadece o değil, bir çok ifade hatası var. Mesela daha ilk bölümün başındaki yarasa sesleri... Yarasalar ürkütülmedikçe çığlık atmazlar. Sesleri bizim kulağımızın duyabileceği titreşim sınırının altında. Sanırım baykuş olsaydı yarasa yerine daha iyi olurdu..


Sonuç olarak çalışmanı ve emeğini takdir ettim ama Avrupalı karakterler yerine Türk karakterlere hikayeler yazmanı tavsiye ederim..
Türk karakterleri kullansaydı ilgi bu kadar bile olmazdı ne yazıkki. Günümüzde Yabancı hayranlığı hat safhada...

Sitemini de anlıyorum ama biz millet olarak uzun uzun okumayı pek sevmiyoruz resimlere bakmak bize daha kolay ve eğlenceli geliyor sanırım. (Kimse itiraz etmesin çünkü öyle.)

.
Doğru, birde şu varki forumun genel kullanıcı yaşı küçük. Yeni nesil hele okuma deyince kaçacak delik arıyor.

BERKE11
19-08-2008, 17:18
Hızlı cevabı etkinleştirmek için lütfen önce hızlı cevap ikonlarından tıklayın.