PDA

Tüm Versiyonu Göster : bir hikaye daha geliştirelim:D


LuStRaL
29-12-2006, 21:17
diğer hikayeyi el birliğiyle katlettik hahahahaahha bakalım bunu napıcaz :roll:

nihayet mesainin sona ermesiyle kendimi bürodan dışarı attım.arabama doğru ilerlerken küçük bir çocuğun korkuyla kaçarak bana doğru koştuğunu gördüm...

üsküp
29-12-2006, 21:21
çocuğun neden kaçtığını anlamak için arkasına baktım bi de ne göreyim 50 lejyoner 100 emperyan çocuğu kovalıyor :lol: :lol:

killer machine
29-12-2006, 21:36
nihayet mesainin sona ermesiyle kendimi bürodan dışarı attım.arabama doğru ilerlerken küçük bir çocuğun korkuyla kaçarak bana doğru koştuğunu gördüm...çocuğun neden kaçtığını anlamak için arkasına baktım bi de ne göreyim 50 lejyoner 100 emperyan çocuğu kovalıyor :lol: :lol:
korkuyla arabaya binip oradan toz olduk :lol:

imotep
29-12-2006, 21:41
çocukla arbaya alel acele binmiştik gariban tir tir titriyor bende yusuf yusuf çekiyordum...yusuf1 yusuf2 yusuf3 derken önümden hızla bi ambulans geçmez mi :idea: ...allah kurtulduk :!: :!: ambulansın arkadan gazı bi köklüyorum sormayın(biri bizi durdursun yahuu) bizim atlılarsa arkadan fuck you hareketi çekiyolar(tabi barbar adamlar nolcak)...tehlikeyi attıktan sonra çocuğa baktım :roll: çocuk bana ölü insanlar görüyorum dedii...aniden nefesimde bir soğuma,bir üşüme ürperti noliki bana yaaa dedim çocuk sa bön bön bakıyo du aynı gaffur gibi beni beğenmiyormusun tarzında bir ifade belirdi yüzünde...aniden de size baba diye bilirmiyim demez mi...'hassi...tir ulan dedim 120 km hızdaki arabamda çocuğu attım...arkadan gelen tırın altında pestile dönmüştü...çünkü cocuğun boynunda o işaret vardııııı.....aman tanrımmmmmm diye haykırdım içimden sanki içime agata kristinin romanlarındaki sappıklar girmişti...ancak çocuğu öldürmekten başka çarem yok tu (bu çocuğa çok üzülüyorum yaaaa çikooo adını bile örenemedim) http://www.kolikler.com/thumb/125.JPEG
...ve yoluma son sürat devam ettim...

üsküp
29-12-2006, 22:01
bu düşünceler içinde eve döndüm kapıyı açmak için anahtarlarımı arıyordum fakat kapı zaten açıktı yavaşça içeri girdim tam karşımda oturuyordu şok olmuştum bana evin de çok güzelmiş dedi ama bu olamazdı her şey olur ama bu olamaz .sonra aklıma geldi "imposible is nothing" herşeyi anlamıştım

__esra__
29-12-2006, 22:25
"Ya sana Baba derim yada seni öldürürüm Hakan abi" dedi bana " Zaten beni bir kez postalamaya baktin, birdaha kine ben seni öldürürüm, ben bir kahramanim, 9 canim var"

killer machine
29-12-2006, 23:47
hiç düşünmeden dışarı fırladım.acele ile koşuyordum.
yoldan geçerken bir arabaya çarptım.
:lol: :lol:

__esra__
30-12-2006, 00:44
ve bayildim uyandigimda bir galyalinin köyünde esir düsmüstüm

srcn
30-12-2006, 02:44
Benim uyuduğumu sanarlarken gizlice dişlerimi fırçaladım ve bir at çalıp yola koyuldum. At üzerinde giderken cebimde ağır bir şey olduğunu fark ettim. Amaan tanrıııım..! Bu... Bu bir...

imotep
30-12-2006, 02:54
evet bu bir tokmaktı...(şimdi soracaksın tokmağı nası cebine sığdırdın diye)küçük minyatür bi tokmak üzerinde ise neconun yeri yazıyordu...

srcn
30-12-2006, 03:14
Geçende neconun yerinden yemek söylemiştim. O zaman reklam olsun diye vermişti bu anahtarlık tokmağı. Ondan öcümü almalıydım. Hemen hain planlar yapmaya başladım. en iyisi onu...

imotep
30-12-2006, 03:27
sonra halledeyim...anacak anahtarlığa bakarken önümdüki agacın dalına takılıp düştün attan...rin tin tin gel olum ama bizim at dört nala patiyi koyup uzaklaştı ormanda sap gibi kalmıştım...derken sağanak bir yamur korunmak için bir yere sığınmam gerek hava da kararmaya başladı...ve ilerdeki marayı görene dek yürüdüm...

srcn
30-12-2006, 03:38
tam kurtuldum derkene mağardan bir ayu üzerime zıçradı. tüm silahlarım atla beraber meçhule gitmişti ne yapacağımı şaşırdım. birden neconun anahtarlık aklıma geldi. neconun anahtarlığın tek derbesiyle ayuyu 4 e böldüm. kendi kendime bu anahtarlıkta gizli bir takım güçler olduğunu düşündüm. neyseki geceyi mağarada geçirebilecektim. ama mağaranın duvarlarında gördüklerim o gün başımdan geçenlerin en dehşet vericisiydi...

srcn
30-12-2006, 03:40
mağaranın duvarındakiler hikayenin başındaki çocuğun resimleriydi. birden duvardan çıkıp üstüme yürümeye başladı ve...

LuStRaL
30-12-2006, 10:43
aklıma o bilindik masal geldi :"açıl susaaaam açııııl" diye bağırdım.aman allahım duvar birden ikiye bölündü ve yavaşca açılmaya başladı.karşımda züper bi deniz kızı duruyordu.elinde bi paket vardı .bana dönüp:"bu tokmak,bu da bonusu :wink: "dedi paketin içinde tuğlalar, tahıllar,odunlar,demirler vardı.sevinçle hemen ordaki asansöre bindim ve traviandaki koordinatlarımı butona girdim.fakat kafamda bir ağırlık vardı.dönüp aynaya baktım ,aman allahım bonus bonus bonus :lol: kıvırcık saçlarım ahenkle dansediyordu.asansör durdu...

__esra__
30-12-2006, 13:24
Ve kendime -500/-500 te bir köy kurmayi planladim. Koordinatlardaki 500/500 yerimden tokmakim sayesinde kurtuldum. Basladim köyümü kurmaya. Bu tokmak cok güzel seydi beni 7 gün saldirilara karsi koruyor du. Bu sirada saclarim iyce bonuslasmisti.

LuStRaL
30-12-2006, 13:39
gidip iki balyaj attırayım tarz olur dedim :lol: ama ben kuafördeyken köyüme ne olacaktı dicem olmicak hahahaha 7 gün koruma vardı dimi :lol: :lol: :lol:
kuaföre gittim manikür yaptıran pedikür yaptıran fön çektiren allahım ne kalabalık.bi baktım iki kadın aralarında traviandan bahsediyordu ...

imotep
30-12-2006, 14:19
1.kadın: -ay kız bi köy var aman aman ismide imotep krallığı yakısıklı bir ağası var tıpkı bizim sıladan oynayan boran ağa gibi haşin ve gaddar ayyy sölerken bile içim kaktıı
2.kadın: -ay walla öle kız geçende bi gözetçi göndermişim uğur dündar hesabı kamerayla,bizim ağa banyo yapmıyomuymuş ay bi kaslar bi vücut bratt pitt sanki ben sana sonra onun bi kopyasını çekerim cd'ye
1.kadın: -ay walla kız çok makbule geçer.ahhhhh naptın sen salak manikürcü kız sarılamandan belli kıracn mı dırnamı çok canım acıdı çeksene elini.-125/-114'te benim senatör kocam var walla kovdururum seni bu manikür birliğinden
manikürcü kız: -afedersiniz efendim

aman tanrım dedim o an bu kız nermin(acı hayat) değilmi birden aklım yerine geldi ben basit bir kaynakçıydım ve buraya nası gelmiştim .kader ağlarını tekrar örmeye başladı.saçlarımı kestirip
direk çıktım ancak nermini birkez daha görmeliydim...

srcn
30-12-2006, 15:37
aman tanrım nermini aklımdan çıkartamıyordum. gündüzleri uyuyamaz oldum. onu tavlamak için acilen tiyo almam gerekiyordu. hemen kuaförde bahsedilen imotep kralının yanına gittim. öğrendiğim kız tavlama tekniklerinden sonra nermini hemen tavladım. ben kuaförde zaman öldüredururken köyüme casusu girip tokmağı çalmış. ne yapacağımı şaşırdım. üzüntüden kafam saç kıran oldu. bonus saçlarıda dipten kazıttım tabi. beni bu halde gören nermin hemen terketti. tüm olaylar üstüme üstüme geliyordu...

imotep
30-12-2006, 16:03
ancak imdadıma tokmakların kardeşliği geldi.seçilmiş kişiler olarak yüzüğün aman tokmağın peşine düştük...
ben kel kafam ve yitik duygularımla kardeşlerim ise halklarının verdiği güçle yola koyulduk önce gandalfın aman kadir abinin yanına gitmek olacaktı...
kadir abinin mekanına yaklaştığımızda şiddetli bi ses karşıladı bizi...kimsiniz ulan siz benim mekanıma nası ayaka bastınız...tir tir titriyordum kanımının mideme doru çekildiğini ordanda paçalarıma doru bir sızıntının oluştuğunu hissetmiştim...kim di bu sesin sahibi..taki içimizden bir eleman o soruyu sorana dek...
-aaa aabi sen kimsinniz :shock:
-ben kadir
-haaangi kadir abiii
-deli kadir ulennnn
-... :oops:
-ha ha haaaaaaa :twisted:
en snun da kadir abiyi bulmuştuk...

srcn
30-12-2006, 21:37
kadir abi o tokmağın kutsal olduğunu benim de seçilmiş kişi olduğumu söyledi. onun öncülüğünde tokmağı çalanı aramaya başladık. uzun uğraşlar sonunda tokmağı çalanın van gölü canavarı olduğunu anladık. elinde büyük bir güç vardı onu yenemeyeceğimiz belliydi ama kadir abi "gidelim" dedi. sonunda van gölü canavarıyla karşılaştık ve gönderdiğimiz onlarca askeri gücü bertaraf etti. biz vaz geçmişken kadir abi van gölü canavarının yanına gidip " VER HÜLEYN DOKMAĞI" diye gürledi. van gölü canavarı hemen tokmağı kadir abiye verdi ve bunca zaman onu uğraştırdığı için özür diledi. kadir abinin birkaç fotoğrafınıda imzalattırdı. sonra yola koyulduk.

LuStRaL
02-01-2007, 03:42
kadir abi de bizimle gelmeye karar verdi.gandalfa dönüp:
-bundan sonra senin adın gandalf değil,gaffur olacak.cumaları abdest alıp namaza gideceksin,tövbe edeceksin
dedi :P ve devam etti:
-o yüzük (ahyy ne yüzüğü) o tokmak da kiminse verin sahibine hulennnnn
ama ben hala nermini düşünüyordum...

imotep
09-01-2007, 14:36
ve tokmağı alıp casus gönderen köye gizlice bi baskın verdim...bi dalmışım herifin mekana 1 tomaklı geliyo 2 tokmaklı 3-4-5 derken topuna çekiyorum kalayı kara murat hesabı bi oo çitin üstündeyim bi öbür çitin üstünde en sonunda bu köyün kralını sarayda kıstırdım...çektim çakıyı cart curt cart curt bi kesiyorum sorma (1 metre de bana kes evladım)
bizim kral mort tabi sarayın tepesinden yumuşak zemine çakılışını anlatamam sonra birden gardiyanlar aman adminler geldi kim vurdu bu köyü diye bizim yüzük kardeşleri çıktı öne
-ben vurdum
-been vurdum
-ben vurdumm
sonra çıktım ortaya buarda vurulacak biri vardı onu da ben vurdum (tatar ramazan)
tabi oradan yedik sürgünü gittik bir köye...

nightclub93
09-01-2007, 15:45
ama kral ölmeden önce bi osur du ki herkes bayılmıstı :D (100. mesajım)

jem
18-01-2007, 23:42
o sırada cermenler sinsice plan yapıyorlardı arlarındaki legati duruma romaya bildirdi ve roma kahramanını yolladı ve kahramana 2 lvl atlattı... o gün bugündür galya halkından haber alınamıorr :lol:

by b
25-01-2007, 00:22
romalı kahraman lvl lerini kasdıkdan sonra gitmek için kadir abinin müsadesini istedi kadir abi de ona

-bak romalı kardaş siz romalıları hiç sevmem kaypak olursunuz biraz ve ensest ilişkileriniz olur bazı zamanlarda lakin seni sevdim delikanlı bi çocuğa benziosun bu gecelik misafirmiz olda bi rakı balık yapalım ha ne dersin die bi teklifde bulundu bunun üzerine de romalı kahramanda
-kadir abi esasında bana kalsa romadan kalkıp burlara hiç gelmezdim ama emir büyük yerden gelince mecbur kaldım ve bana bu emir geldiğinde ben sevgilimle yatakda idim senin de anlıabilceğin gibi kadir abi benim romada yarım kalan bi işim var ve bi an evvel romaya dönmem gerek der kadir abinin teklifini de geri çevirir kadir abide romalının sunduğu bahane ve de teklifnin kabul edilmemesinin verdiği şaşkınlıkla bize bakdı ...

may-tere
25-01-2007, 00:29
ve işte bizi düşüncelere garkeden o veciz sözü söyledi: Çocuk haklı, o iş yarım bırakılmaz! sizlerin arasında da varsa böyle yarım kalan iş olan dağılabilirsiniz..Beni de birkaç gün aramayın!!

by b
25-01-2007, 00:51
ilk olarak romalı kahraman ben kaçar dedi onu uğruladık gönderdik ardından derin bri sesizlik oldu herkez biribirine uzun ca bi süre bakdı tokmak kardeşleri birer birer benim de yarım kalan işim var kadir abi diyerekden ayırılmya kuzye doğuya batıya ve güneye doğru ayrı yönlerde yarım kalan işlerini tamamlamak için yola koyulmaya başladılar aradan bi müddet geçdiğinde ise bir ben birde kadir abi kalmışdık kadir abi bana bakdı bende ona bakdım fakat onun o sert bakışları karşısında daha fazla duramadım gözlerimi ters bi yöne çevirdim kadir abide gözlrini ondan kaçırdığımı görünce bana bak ülen dedi bende çaresiz ona bakmak zorunda kaldım olum dedi varsa işin git ;önce ne diyeceğimi şaşırdım çünkü benim bölesine yarım kalmış bir işim yokdu herkezin vardı romalı kahramanın tokmak kardeşlerinin hatda belkide kadir abinin bile vardı ne diyeceğimi şaşırmış öle dururken kadir abi sert sert bana bakmaya devam ediyordu...

may-tere
25-01-2007, 01:00
aniden " biraz daha eblek eblek bakmaya devam edersen ben yarım kalan işimi hemen burada göreceğim ona göre!" diye ünledi..

by b
25-01-2007, 01:10
onun bu lafı karşısında içimin yağları eridi esasından başından beri ona karşı birşeyler hissediyordum ama bir türlü ona açılamamışdım çünkü bu durum ona çok ters gelebilirdi fakat bu söeldiği beni biraz cesaretlendirmiş di daha fazla dayanamadım yanına sokuldum sert bakışlarına birazda şaşkınlık düşdü ama hala o sert bakışları üzerimdeydi tüm cesaretimi toparladım ve ona

hadi bitir yarım kalan işini hemen burada kimselerden habersiz gizlice

dedim ...

may-tere
25-01-2007, 01:20
ceketinin iç cebinden bir küçük oyuncak ayı çıkardı..ben şaşkınlıkla bir kadir abiye bi ayıya bakarken, ondan hiç beklenmeyen incecik çocuksu bir sesle: bizde işleri winnie the pooh halleder, biz izleriz..dedi..

by b
25-01-2007, 01:39
benim bu yaklaşımıma verceği tavrı düşünürken ya kızıp bağıracak ya da oda kendini tutamayıp salıvericek die kurmuşdım ama cebinden çıkardığı winney the pooh oyuncağını vede ardından sölediği laf karşısında tamamen dumur olmuş ne yapıcağımı şaşırmışdım bi yandan da merak etdim bu oyuncak bu işi nasıl hallader die ama daha fazla ileri gidip nasıl olur die soramadım bi elindeki oyuncağa bide kadir abi ye bakakaldım...

may-tere
25-01-2007, 01:46
:D hikayeyi buradan ancak imotep kurtarır :D

by b
25-01-2007, 01:55
:D durdur kurtarıyorum


kadir abi çok şaşırdığımı anlamışdı tam bir açıklama yapıcakken uzaklardan atılan bir ok kadir abinin böğrüne saplandı kaldı o kadar sert ve hızlı bi şekilde gelmişdi ki bu ok neredeyse yarısı girmişdi kadir abinin böğrüne hemen yere yatdım ve ZIIIııınnnKKK bi tane daha ama bu sefer ne kadir abi ne de ben vurulmuşdum bu sefer ıska geçip ağaca saplanmışdı kadir abi biraz sallandı ve bana KAAAAAAAÇÇÇÇÇ hadi GİİİİİiiiiiTT die bağırdı elindeki winney the pooh yu düşürdü akabinde kendide yere düşdü...

may-tere
25-01-2007, 02:09
kaçıp gitmekle kalıp yardım etmek arasında mekik dokuyan beynim zonkluyordu..kadir abiyi ölüme terk edemezdim..o bana henüz keşfedemediğim kimbilir ne güçleri olan tokmağı geri kazandırmıştı, üstelik aramızda birden alevlenen o elektriği de yok sayamazdım ( gerçi winnie baya kafamı karıştırmıştı ama olsundu). kararımı verdim, ne olursa olsun yanında kalacaktım..sürünerek onu bir kayanın arkasına çektim, bu bize bir süre koruma sağlamıştı.. kadir abi kesik kesik de olsa hala nefes alabiliyordu, şimdi gözlerinde korku salan bakışlar yerine sakin ve huzur dolu bakışlar vardı..bir yandan salavat getiriyor bir yandan eliyle bana winnie yi işaret ediyordu..ölecekti biliyordu ama son isteğini söylemeden ölmemeliydi, yılların kadir abisi böyle kalleş bir okla ölmemliydi..içim hınç ve öfkeyle doldu aniden..ne isterse yapacağımı biliyordum o an..düştüğü yerden winnie yi kapıp getirdim.. hafif bir gülümseme yerleşti yüzüne ve şunları söyledi: bu..bu..bu sana emanet..onu gözün gibi koru ve ceketinin iç cebinden hiç çıkarma..

by b
25-01-2007, 02:25
gözümün önünde koskoca kadir abi ölüyordu hayır ölemesine o kadar deilde tam mercimeği fırına vericekken ölmesi beni oldukca sinirlendirmişdi ayı a bakdım ve dedim ki kadir abiye ne olurdu sanki şu ayıyı ortaya çıkarmasaydında şimdiye işi bitirmişdik hiç olmasa sen gebermeden önce bi kez dahi olsa olayımızı bitirmişdik die ölüm döşeğindeki kadir abiyi azarlamaya kızıp bağırmaya hatda daha da ileri gidip onu tokatlamaya başladım çünkü beni çok kızdırmışdı oda okun ve benm onu tokatlarımın verdiği acı ile inlemeye başladı ayağa kalkdım ve kasıklarına doğru tekmelerde savurmaya başladım kendimi kaybetmişdim...

Baltaci
25-01-2007, 14:44
...... kafamda hemen canlandi neconun yeri , gecen yil sefere ciktigimizda ugramistim.
macar kizi Elana.
Verdim atima arpayi DEH. ver elini gavur topraklarina.
Sehre girmeden Iki rahip gordum. hemen kiyafetlerini gasp edip erzaklarinida aldim
(zaten pek bi siy yoktu biraz odun biraz demir iste) e birazda susuzlugumu gidermek icin yanlarindaki sarabi ictim, ben rahip kiyefetlerinin birini guyip digerini yanima aldim, rahiplerede asenanin hediye etmis oldugu tatlises show mayis 2000 kostumunu giydirdim.
neyse sorunsuz sehre girdim, evet neconun yerine dogru ilerlerken takipo edildigimin farkina geldim, beni takip eden kisiyi issiz bir koseye cektim, bir punduna getirip bir osmanli tokati patlattim, ( ya arkadaslar bu elimi bir turlu alistiramadim, 007 bond gibi yapmak istiyom olmuya, bir turlu anlayamadim, adamlari bayiltma suresini nasil ayarliyor)
neyse tokat osmanli olunca beni takip eden sahis yere yigildi, egildim yuzunu kapatan beresini cukarttim AMAN ALLAHIM olaz yin o KAHRAMAN COCUK, benim abi korkma dedi
o an bir kahraman oldurdugum icin sevindim cunku onun hala 7 cani kalmisti.
yanimdaki diger rahip elbisesinide Kahraman cocuga giydirdim. Artik bundan sonra ayrimiz gayrimiz yok dedim, oda evet anlaminda basini salladi.
adini sordum yoktu , hala ona bir ad verilmemisti, ona dimki senin adin ZODDOM ola ve boyle biline.......
Aksam olmustu , acikmistikta dedim neconun oraya gidelim ZODDOM kap su heybeyi gidek gari, dedi yik ben kahramanim oyle hamallikla ugrasamam hizmetcinmi var, emret ugrunda can alam can verem emme isteme benden beyle seyler agbi dedi.
dedik kahraman tirstikda biraz. ve geldik neconun yerine......

by b
25-01-2007, 18:29
içeri bi girdik ortalık talan olmuş neco meco ortalıklarda yok...

Baltaci
26-01-2007, 12:18
............ duvarda kan izleri , kirilmis sarap kupleri(bre kara donlu kafirler, adamlari oldirisiz sarap kuplerini kirisiz, kirmasalar sarapleri icerdik) yukari kata goz atmak icin merdivenlere dogru yoneldim,. bu arada ZODDOM hala insanlardan akmakta olan kani iciyordu, ne yapiyorsun dedim.....
Abi Demire ihtiyacim var atli asker uretmemlazim kanda yeterince demir var sen yukari goz atana kadar bende bu ismi halledeyim

ciktim yukariya ve ELANA yi gordum aman allahim o yasiyordu ama sol bogrune saplanmis bicakta hemen goze carpiyordu, evet bunu hatirliyorum bu CAMUKA nin bicagiydi, elena konusacak oldu dudaklarini kapattim, gozleriyle bana beni sevdigini anlatnmaya calisiyordu yavasca gozleri kapandi....
ULAN CAMUKA kIKtim senede olsa seni bulup bu bicagi musait bir yerine iad edecegim....

asagiya indim ZODDOM isi bitmis beni bekliyor

Sevgilinmiydi abey ?
-Konusma olen yuru
Nereye abi?
- Camuka ibn..
Tatar CAmukami?
-nevet
Abi onun yerini biliyorum ben, Romanyaya Draculanin yanina gittigini duydum
-Yuru len ozaman, Draculanin da anasini ozlemistim.
bindik atlarini ver elini romanya Karpatlari........................................ ...............................

imotep
26-01-2007, 17:58
abi bende bi köşesinden tutyım dedim de tutulacak yeri yok size iyi hikayeler

by b
26-01-2007, 20:49
evet artık bu hikayeyi bitirme vakdi geldi sanırım


romaya doğru ilerliyoruduk romalı kahraman ile bilrikde fkat birden kalbin sıkışdı ve...


eleman kalp krizi geçirir ve meftaaa allah rahmet eylesin...

srcn
29-01-2007, 00:45
bi efsane yaratmıştık iki hafta gittik hikayeyi harcamışsınız be.

PoisonedGift
29-01-2007, 00:46
yav ben bunu hiç anlamadım :) başında yoktum gerçi daha yeni yim =)

srcn
29-01-2007, 00:53
oku baştan bak ne olaylar dönüyor.

PoisonedGift
29-01-2007, 01:04
çok uzun yav :D özet geçseniz =)

srcn
29-01-2007, 01:13
çok sürükleyici zaten benim yazdığım kısımlara gelince okumaya doyamıyacan.

Baltaci
29-01-2007, 14:06
Ya arkadaslar, Bazen maydonuz olmayinda hikaye devam etsin, side okuyarak tadini cikarin illa bir ucundan tutmaniz gerek yok. Okuyun yeter.

Basta ali yoruz..


VE UYANDIM BUNLARIN HEPSI RUYAYMIS>>>>>>>>>>>>>>>

Hava soguk ta evin icine islemis buz gibi hava, Banyo yapmak icin kalktim banyoya dogru yoneldim.

Aklima 1985 moskovadaki ev geldi, yine bir gorev icin bulunuyordum.
Almanya oradan polanya uzerinden gelmistim.SIKICI bir yolculuk olmustu. iki defa pesime talikan kgb ajanlarini atlatmam gerekmisti.

Iste evde moskova daki gibi soguk bir evdi , yalnizca bir farki Finlandiyada bulunuyor olmamdi..................

Bende bilmiyordum neden burada allahin belasi Turku sehrindeydim
Bana sadece buraya gelmemi ve bu eve yerlesmem istenmisti, yarin aksam sebebini ogrenecktim, Zoddom denilen bir kisi benle temasa gececekmis,

Banyodan ciktim, odaya kahvaltimi soyledim....................
bu arada kiminle , ne is icin burda olabilecegimi dusunuyordum.
camdan disariya goz attim buyuk bir meydana bakiyordu, sabahin 7 olmasina ragmen insanlar saga sola kosturuyorlar, ruzgarin savurdugu semsiyelerini zorla tutuyorlardi.

Kapi calindi... kahvaltimin geldigini dusunerek kapiya yoneldim.

Gayet kibar bir ingilizceyle, garson. Kahvaltimi nereye biraka bilecegini sordu
ona yatagin yanina birakmasini soyledim.
Bahsis vermek icin cuzdanimi aldim icinden 5 dolar uzattim, bu arada meydana bakan cama bakarak bana
_--- 3 gun sonra Finlandiya basbakanin bu meydanda bir gorusme yapacagini ve rus basbakanininda burda olacagini ne kadar sansli oldugumu, butun herseyi net gorebilecegimi soyledi.
Uzatmis oldugum 5 dolari alarak, odadan uzaklasti.

Evet finlandiya ve rus basbakani ama benim bunlarla isimne ?

Hemen kahvaltimi yapip disari ciktim, zoddomla bulusana kadar gececek zamani en iyi sekilde degrlendirmek icin kucuk sirin los isiklari olan bir kafe arayisina girildim.

caddenin solundan saga doru dondum , diger yollarin aksine burasi taslarla kaplanmis ve yokus asagi hafif saga kivrilan bir cadde yaklasik 200 metre ileride bosluk bir alan ve bunun cevresinde hediyelik esya satan insan ve dukkanlar ve meydandan nehri gore bileceginiz yerde sirin bir kafe.. Atisha.

Icerisi Hint arap stili dosenmis,
camdan nehri gore bilecegim bir yere gectim.

siparisimi verdim, nehrin uzerindeki gemileri seyre koyuldum.

-- buyrun efendim
---Taze nane cayiniz
dalmisim , bu ses garson kizin sesiydi, cayimi getirmisti.
tesekkurettim, cayimdan bir yudum aldim, nane kokusu etrafa yayiliyordu.Arkamdan bir ses
--- bende burasini bubu icin seviyorum iste
arkamdaki masadan geliyordu ses, dondum
Esmer 30 yaslarinda
-- Ben Elena dedi,
-- Bende Murat Kara murat dedim.

Eline icmekte oldugu nane cayina alarak

---a bakin ne tesaduf ikimizinkide ayni
yanima geldi, yanima oturma geregini sormadan karsimdaki yere oturdu.

.................................................. .................................................. ......................................ADAM GIBI YAZIN DA BIR SEYE BENZESIN< YOKSA BIRAKIN YARIN DEVAM EDRIM

Stormage
29-01-2007, 19:12
tam karşıma oturduğu için onu inceleme fırsatı bulmuştum tam bir esmer güzeliydi omuzlarına kadar inen esmer saçlarıyla bütünleşmiş olan esmer teninde yeşil gözleri birer zümrüt tanesi gibi parıldıyordu elmacık kemiklerinin çıkıklığı ona ayrı bir şirinlik veriyor minicik ağzı ve dudaklarıyla bir çizgi film karakterini anımsatıyordu ben kıza dalmış gitmişken

"Çay" dedi
"Ne" dedim silkinerek
"Çay" diye tekrar etti

ben kıza boş boş gözlerle bakmayı sürdürürken kız tekrar

"Nane çayınızı diyorum içmeyecek misiniz" dedi

"ha tabi içeceğim" diyerek çayımdan büyük bir yudum aldım

o da büyük bir yudum aldıktan sonra konuşmaya başladı

"Sizi Finlandiyaya getiren nedir ? "

Birden ne diyeceğimi şaşırdım ona M.İ.T ajanı olduğumu Finlandiyaya Zoddom denilen biriyle bağlantı kurmak için geldiğimi söyleyemezdim ya meslekler yıldırım hızıyla kafamdan geçerken birden kıza

"Ben yazarım" dedim "Buraya da son kitabım için araştırma yapmaya geldim" bunları o kadar inandırıcı bir tonda söylemiştimki ben bile neredeyse yazar olduğuma inancaktım tabi kız yalan söylediğimi anlamamıştı rahatlamıştım

Günün bu saati bu Hint kafesinde aniden kendime yakıştırdığım meslek "Yazarlık" kızın ilgisini çekmişti bana ne üzerine kitaplar yazdığımı sordu

bu konu üzerine daha fazla konuşmak istemediğim için pek çok insanın ilgilenmediğini bildiğim Tarih konuları üzerine yazmaya karar verdim ve kıza ben tarihsel olayları romanlaştırarak insanların daha kolay okumasını sağlarım dedim

Kızın bu konu üzerine ilgi göstermeyeceği ve bu konunun kapanıp başka bir konunun açılacağı konusunda o kadar emindim ki kız bana

Ne güzel ben de Helsinki üniversitesinde dünya tarihi okuyorum diyince yıkıldım.

Bana hangi dönem tarihi olayları incelediğimi sordu bende laf olsun diye "Ortaçağ Avrupası" dedim hay demez olaydım meğer kızın en iyi dersi oymuş

ben konuyu kapatmaya çalıştıkça konu daha da dallanıp budaklanıyordu

Pelevet
01-02-2007, 23:07
Simdi ben disardan hikaye basligini gorup canla basla acmis biri olarakk elestirimi sunmak istiyorum eger bir hikaye yaziyorsaniz o hikayeyi her kullanici usttekini kopyalayip altina eklemeli boylecee en son hikayee bir butunu olusturucaktir.. aama Sizin yaptiginiz bu calismaa paramparca hic birseyi andirmamaktadir...... Bundan snrasi icin bir fikir olmasi dilegiyle..

Hayalkirikligi.. =(

Stormage
06-02-2007, 13:44
Uyandım iliklerimin içine işlemiş buz gibi hava, sıcak bir banyo yapmak için kalktım banyoya doğru yöneldim.

Aklıma 1985 Moskovadaki otel geldi, yine bir görev için bulunuyordum.
Almanya oradan Polonya üzerinden gitmiştim.SIKICI bir yolculuk olmuştu. İki defa peşime takılan KGB ajanlarını atlatmam gerekmişti.

İşte bu otel de Moskova daki gibi soğuk bir oteldi , yalnızca bir farkı Finlandiya da bulunuyor olmasıydı..................

Bende bilmiyordum neden burada olduğumu Allahın belası Turku şehrindeydim
Benden sadece buraya gelmem ve bu otele yerleşmem istenmişti, yarın akşam sebebini öğrenecektim, Zoddom denilen bir kişi benle temasa geçecekmiş,

Banyodan çıktım, odaya kahvaltımı söyledim....................
bu arada kiminle , ne iş için burada olabileceğimi düşünüyordum.
camdan dışarıya göz attım büyük bir meydana bakıyordu, sabahın 7 si olmasına rağmen insanlar sağa sola koşturuyorlar, ruzgarın savurduğu şemsiyelerini zorla tutuyorlardı.

Kapı çalındı... kahvaltımın geldiğini düşünerek kapıya yöneldim.

Gayet kibar bir İngilizceyle, garson. Kahvaltımı nereye bırakabileceğini sordu
ona yatağın yanına bırakmasını söyledim.
Bahşiş vermek için cüzdanımı aldım içinden 5 dolar uzattım, bu arada meydana bakan cama bakarak bana
_--- 3 gün sonra Finlandiya başbakanın bu meydanda bir görüşme yapacağını ve Rus başbakanının da burada olacağını ne kadar şanslı olduğumu, bütün herşeyi net görebileceğimi söyledi.
Uzatmış olduğum 5 doları alarak, odadan uzaklaştı.

Evet Finlandiya ve Rus başbakanı ama benim bunlarla işim ne ?

Hemen kahvaltımı yapıp dışarı çıktım, Zoddom la buluşana kadar geçecek zamanı en iyi şekilde değerlendirmek için küçük şirin loş ışıkları olan bir kafe arayışına girdim.

Caddenin solundan sağa doğru döndüm , diğer yolların aksine burası taşlarla kaplanmış ve yokuş aşşağı hafif sağa kıvrılan bir cadteydi. Yaklaşık 200 metre ileride boşluk bir alan ve bunun çevresinde hediyelik eşya satan insan ve dükkanlar ve meydandan nehri görebileceginiz yerde şirin bir kafe vardı.. Atisha.

İçerisi Hint-Arap stili döşenmişti,camdan nehri görebileceğim bir yere geçtim.

Siparişimi verdim, nehrin üzerindeki gemileri seyre koyuldum.

-- buyrun efendim
---Taze nane çayınız
dalmışım , bu ses garson kızın sesiydi, çayımı getirmişti.
teşekkür ettim, çayımdan bir yudum aldım, nane kokusu etrafa yayılıyordu.Arkamdan bir ses
--- ben de burasını bunun için seviyorum işte dedi
arkamdaki masadan geliyordu ses, döndüm
Esmer 30 yaşlarındaki kız
-- Ben Elena dedi,
-- Ben de Murat Kara dedim.

Eline içmekte olduğu nane çayını alarak

---aaa ne tesadüf ikimizinki de aynı dedi

yanıma geldi, oturma gereğini sormadan karşımdaki yere oturdu. Tam karşıma oturduğu için onu inceleme fırsatı bulmuştum tam bir esmer güzeliydi omuzlarına kadar inen esmer saçlarıyla bütünleşmiş olan esmer teninde yeşil gözleri birer zümrüt tanesi gibi parıldıyordu elmacık kemiklerinin çıkıklığı ona ayrı bir şirinlik veriyor minicik ağzı ve dudaklarıyla bir çizgi film karakterini anımsatıyordu ben kıza dalmış gitmişken

"Çay" dedi
"Ne" dedim silkinerek
"Çay" diye tekrar etti

ben kıza boş boş gözlerle bakmayı sürdürürken kız tekrar

"Nane çayınızı diyorum içmeyecek misiniz" dedi

"ha tabi içeceğim" diyerek çayımdan büyük bir yudum aldım

o da büyük bir yudum aldıktan sonra konuşmaya başladı

"Sizi Finlandiyaya getiren nedir ? "

Birden ne diyeceğimi şaşırdım ona M.İ.T ajanı olduğumu Finlandiyaya Zoddom denilen biriyle bağlantı kurmak için geldiğimi söyleyemezdim ya meslekler yıldırım hızıyla kafamdan geçerken birden kıza

"Ben yazarım" dedim "Buraya da son kitabım için araştırma yapmaya geldim" bunları o kadar inandırıcı bir tonda söylemiştimki ben bile neredeyse yazar olduğuma inancaktım tabi kız yalan söylediğimi anlamamıştı rahatlamıştım

Günün bu saati bu Hint kafesinde aniden kendime yakıştırdığım meslek "Yazarlık" kızın ilgisini çekmişti bana ne üzerine kitaplar yazdığımı sordu

bu konu üzerine daha fazla konuşmak istemediğim için pek çok insanın ilgilenmediğini bildiğim Tarih konuları üzerine yazmaya karar verdim ve kıza ben tarihsel olayları romanlaştırarak insanların daha kolay okumasını sağlarım dedim

Kızın bu konu üzerine ilgi göstermeyeceği ve bu konunun kapanıp başka bir konunun açılacağı konusunda o kadar emindim ki kız bana

Ne güzel ben de Helsinki üniversitesinde dünya tarihi okuyorum diyince yıkıldım.

Bana hangi dönem tarihi olayları incelediğimi sordu bende laf olsun diye "Ortaçağ Avrupası" dedim hay demez olaydım meğer kızın en iyi dersi oymuş

ben konuyu kapatmaya çalıştıkça konu daha da dallanıp budaklanıyordu

aspedix
06-02-2007, 20:53
Uyandım iliklerimin içine işlemiş buz gibi hava, sıcak bir banyo yapmak için kalktım banyoya doğru yöneldim.

Aklıma 1985 Moskovadaki otel geldi, yine bir görev için bulunuyordum.
Almanya oradan Polonya üzerinden gitmiştim.SIKICI bir yolculuk olmuştu. İki defa peşime takılan KGB ajanlarını atlatmam gerekmişti.

İşte bu otel de Moskova daki gibi soğuk bir oteldi , yalnızca bir farkı Finlandiya da bulunuyor olmasıydı..................

Bende bilmiyordum neden burada olduğumu Allahın belası Turku şehrindeydim
Benden sadece buraya gelmem ve bu otele yerleşmem istenmişti, yarın akşam sebebini öğrenecektim, Zoddom denilen bir kişi benle temasa geçecekmiş,

Banyodan çıktım, odaya kahvaltımı söyledim....................
bu arada kiminle , ne iş için burada olabileceğimi düşünüyordum.
camdan dışarıya göz attım büyük bir meydana bakıyordu, sabahın 7 si olmasına rağmen insanlar sağa sola koşturuyorlar, ruzgarın savurduğu şemsiyelerini zorla tutuyorlardı.

Kapı çalındı... kahvaltımın geldiğini düşünerek kapıya yöneldim.

Gayet kibar bir İngilizceyle, garson. Kahvaltımı nereye bırakabileceğini sordu
ona yatağın yanına bırakmasını söyledim.
Bahşiş vermek için cüzdanımı aldım içinden 5 dolar uzattım, bu arada meydana bakan cama bakarak bana
_--- 3 gün sonra Finlandiya başbakanın bu meydanda bir görüşme yapacağını ve Rus başbakanının da burada olacağını ne kadar şanslı olduğumu, bütün herşeyi net görebileceğimi söyledi.
Uzatmış olduğum 5 doları alarak, odadan uzaklaştı.

Evet Finlandiya ve Rus başbakanı ama benim bunlarla işim ne ?

Hemen kahvaltımı yapıp dışarı çıktım, Zoddom la buluşana kadar geçecek zamanı en iyi şekilde değerlendirmek için küçük şirin loş ışıkları olan bir kafe arayışına girdim.

Caddenin solundan sağa doğru döndüm , diğer yolların aksine burası taşlarla kaplanmış ve yokuş aşşağı hafif sağa kıvrılan bir cadteydi. Yaklaşık 200 metre ileride boşluk bir alan ve bunun çevresinde hediyelik eşya satan insan ve dükkanlar ve meydandan nehri görebileceginiz yerde şirin bir kafe vardı.. Atisha.

İçerisi Hint-Arap stili döşenmişti,camdan nehri görebileceğim bir yere geçtim.

Siparişimi verdim, nehrin üzerindeki gemileri seyre koyuldum.

-- buyrun efendim
---Taze nane çayınız
dalmışım , bu ses garson kızın sesiydi, çayımı getirmişti.
teşekkür ettim, çayımdan bir yudum aldım, nane kokusu etrafa yayılıyordu.Arkamdan bir ses
--- ben de burasını bunun için seviyorum işte dedi
arkamdaki masadan geliyordu ses, döndüm
Esmer 30 yaşlarındaki kız
-- Ben Elena dedi,
-- Ben de Murat Kara dedim.

Eline içmekte olduğu nane çayını alarak

---aaa ne tesadüf ikimizinki de aynı dedi

yanıma geldi, oturma gereğini sormadan karşımdaki yere oturdu. Tam karşıma oturduğu için onu inceleme fırsatı bulmuştum tam bir esmer güzeliydi omuzlarına kadar inen esmer saçlarıyla bütünleşmiş olan esmer teninde yeşil gözleri birer zümrüt tanesi gibi parıldıyordu elmacık kemiklerinin çıkıklığı ona ayrı bir şirinlik veriyor minicik ağzı ve dudaklarıyla bir çizgi film karakterini anımsatıyordu ben kıza dalmış gitmişken

"Çay" dedi
"Ne" dedim silkinerek
"Çay" diye tekrar etti

ben kıza boş boş gözlerle bakmayı sürdürürken kız tekrar

"Nane çayınızı diyorum içmeyecek misiniz" dedi

"ha tabi içeceğim" diyerek çayımdan büyük bir yudum aldım

o da büyük bir yudum aldıktan sonra konuşmaya başladı

"Sizi Finlandiyaya getiren nedir ? "

Birden ne diyeceğimi şaşırdım ona M.İ.T ajanı olduğumu Finlandiyaya Zoddom denilen biriyle bağlantı kurmak için geldiğimi söyleyemezdim ya meslekler yıldırım hızıyla kafamdan geçerken birden kıza

"Ben yazarım" dedim "Buraya da son kitabım için araştırma yapmaya geldim" bunları o kadar inandırıcı bir tonda söylemiştimki ben bile neredeyse yazar olduğuma inancaktım tabi kız yalan söylediğimi anlamamıştı rahatlamıştım

Günün bu saati bu Hint kafesinde aniden kendime yakıştırdığım meslek "Yazarlık" kızın ilgisini çekmişti bana ne üzerine kitaplar yazdığımı sordu

bu konu üzerine daha fazla konuşmak istemediğim için pek çok insanın ilgilenmediğini bildiğim Tarih konuları üzerine yazmaya karar verdim ve kıza ben tarihsel olayları romanlaştırarak insanların daha kolay okumasını sağlarım dedim

Kızın bu konu üzerine ilgi göstermeyeceği ve bu konunun kapanıp başka bir konunun açılacağı konusunda o kadar emindim ki kız bana

Ne güzel ben de Helsinki üniversitesinde dünya tarihi okuyorum diyince yıkıldım.

Bana hangi dönem tarihi olayları incelediğimi sordu bende laf olsun diye "Ortaçağ Avrupası" dedim hay demez olaydım meğer kızın en iyi dersi oymuş

ben konuyu kapatmaya çalıştıkça konu daha da dallanıp budaklanıyordu

sonra kız o konuda bir konuşmaya başladı ki... ve ben pencereden yine gemilere dalmıştım.artık "hıhı,evet hayır ve cık"kelimelerini reflexs olarak diyordum.ve o anda garson kızın benden hesap istediğini duydum.